aşk şiirleri, sevgi şiirleri, ayrılık şiirleri, özlem şiirleri, hasret şiirleri, şiir, şiirler, şair, şiiri, şairi, sair, ŞAİR, SAİR, siir, SİİR, ŞİİR, romantik şiirler, duygusal şiirler...Şiir deyince akla gelen ilk site özenle seçilmiş şairlerin şiirleri bu sitede binlerce şiir kolay okunabilir türkçe karakterleri düzenlenmiş şiir sayfaları şiir siteleri şiir sitesi tüm siirler burda.. Ayrıca anne bebek sağlığından modaya diyet listelerinden parfüm seçimlerine kadar sağlık güzellik bölümü, ekart, puzzle gibi eğlenceli bölümler ve daha neler neler bu sitede. rubailer beyitler ünlü ünsüz şairlerin şiirleri... yağdı yağmur çaktı şimşek...

YAŞAMAK ÜZERİNE

YAŞAMAK ÜZERİNE

39.

…“Dağlara, taşlara!”
Dağlar ile taşlara ölüm.
Doğa ile insana.
Börtü böceğe…

“Ölüm, Allah’ın emri.”
Ölüm doğanın bir yasası.

KİRLENMİŞLİK

KİRLENMİŞLİK

44.

Abartısız, yırtınmadan ağlarım yalnızsam.
Hüznün boşluklarında, boğulmadan…
Her dinleyişimde, beni ağlatır.
Çekilen acılardan daha çok ağlatır.

TERÖR VE SAVAŞ ÜLKESİ

TERÖR VE SAVAŞ ÜLKESİ

43.

Hz. İsa’dan önce üçüncü bin yıldan kalmış
Uzakta değil yanı başımızda bir ülke var
Harabe, hayalet, terkedilmiş

GÜNDÜZ GECE

GÜNDÜZ GECE

34.

Zorla çalışanların halinden zorla
Hazır yiyenlerin anlamadığı
Yazlı, kışlı, baharsız, cumartesili
Şehir ve kış akşamlarında

HASRETLERİ HASRETİMDİR

HASRETLERİ HASRETİMDİR

33.

Fıraaat!
Fıratım!
Beni duyuyor musun?
Şu köyde öğretmenim...
Dinamit atılır ara sıra ağzına.
Bilirsin, bura insanı balığa hasret.

ŞİİRDE BİLİM YÖNTEMİ -1-

ŞİİRDE BİLİM YÖNTEMİ

1.

Bana, bu alacakaranlığın, umarsızlığın
Nasıl biteceğini bildiren
Tertemiz aşkların, tutkuların, cinselliğin
İhanetle yer değiştirmediği

İSTANBUL'UN BATICI YÜZÜ 18/1

Onurlu Analara… Cumartesi Annelerine…

İSTANBUL’UN BATICI YÜZÜ

18/1

baş döndürücü, çok kültürlü
açık gri döngüde metropol görüntün
fuarların, konserlerin

Kaçak Sevdamız - Ozan Deniz Sarıtop

Titrek
Yangın yürekli
Kıl dokusunda suskundur her hali
Gidişine sonsuzluk
Gözlerinde bulut
Ağlamak tutuyor
Ap-aydınlık
Yarı geceyi

Bakışlarının zarafetidir

BARIŞÇI BİLİMSEL DEMOKRASİ / UMUT

“Yeniden gerekseydi yaşamam

İSTANBUL'UN BATICI YÜZÜ 18/3

İSTANBUL'UN BATICI YÜZÜ

18/3

kırk katırlı, kırk satırlı, modalı şehir
başı pare pare dumanlı şehir
gözleri, kulakları kapalı şehir

İSTANBUL'UN BATICI YÜZÜ 18/2

İSTANBUL'UN BATICI YÜZÜ

18/2

gün ışığında gündüz telaşı/n
gece karanlığında gece hayatı/n mı
yeddi, yöresi günahlı küfür, umarsız kusur

CANIM İSTANBUL -1-

“…Batı? Neymiş Batı?

CANIM İSTANBUL -2-

CANIM İSTANBUL -2-

13.

Gün gelir, günler gelir…
Noktasız, virgülsüz, ödünç, vizeli
Vergili, vergisiz ekonomi politikalı
Yedi tepeli, üç noktalı canım İstanbul!

BİR DE AĞIT YAKMA LÜTFEN!

BİR DE AĞIT YAKMA LÜTFEN!

16.

35 gençsin delifişek gözlerin
bir çift kara tüfek
36 yine kabzasında büyümesin

NASIL UNUTURUM

NASIL UNUTURUM -3-

38.

Nasıl unuturum!
Demokrasi ve özgürlük adına
Alçakça her gece işgal edilen
Bir ülkenin çığlıklarını!

Haziran 2002

Erdoğan Bakar

NASIL UNUTURUM

NASIL UNUTURUM -2-

37.

Anımsarım, bir “kurtarma” vahşetini
Alevlere karışan seslerini içeridekilerin
Her akşam gün batımında

Haziran 2002

Erdoğan Bakar

NASIL UNUTURUM

NASIL UNUTURUM -1-

36.

Delicesine özgür,kötülüksüz...
Dayandın mı bilinçli vicdan ile
Kaç umut kaldı sende,
Duyuyor musun?

Mart 1996

Erdoğan Bakar

EY ÖZGÜRLÜK!

EY ÖZGÜRLÜK!

35.

Sensiz gülmez yüreğim
Ey özgürlük!
Her gün...
Bin bebek ölür
Bin çocuk ağlar
İçimde
Bazen sessiz sessiz...
Bazen çığlık çığlığa!

GÜNDÜZ GECE

GÜNDÜZ GECE

34.

Zorla çalışanların halinden zorla
Hazır yiyenlerin anlamadığı
Yazlı, kışlı, baharsız, cumartesili
Şehir ve kış akşamlarında

HASRETLERİ HASRETİMDİR

HASRETLERİ HASRETİMDİR

33.

Fıraaat!
Fırat’ım!
Beni duyuyor musun?
Şu köyde öğretmenim...
Dinamit atılır ara sıra ağzına.
Bilirsin, bura insanı balığa hasret.

TANRI-ÇA-LAR FERMANI

TANRI/ÇA-LAR FERMANI

20.

Yok, sayarlar yokmuşum gibi
Sahipsiz, tarihsiz, sessiz sayılmam.
Heyhat! Kan, oturmuş beyinlere!
Çağır çağır çağırırım duyuramam...

BİR VARMIŞIZ... BİR YOKMUŞUZ...

BİR VARMIŞIZ… BİR YOKMUŞUZ

5.

Bir öykü, bir roman, bir efsane gibi
Bir rüya, bir masal, bir hayal gibi
Bir varmışız... Bir yokmuşuz!
Yeni Dünya Düzeni’nde.

Ne oluyor bana?

Gittikçe grileşiyor hayat.
Bu bıkkınlık yedi bitirdi beni.
Dünyadan bir umudum kalmamış
Öylece kalakalmışım bu hayatta.

Kandırılmış insanlar.
Kahpeleşmiş düzen.

Ölümün

Her şey değişti.
Sen değişmedin
Ölüm!

Önünü keser ansızın.
Beklide ölürken kıvranırsın.
Fayda vermez yanındaki nefesler
Senin nefsin tadıyor ölümünü.

Ölümüm

Mekân değişmiş
Zaman anlamsızlaşmış.
“İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar”*
Uyanmışım.
Gözlerim kapalıyken de görür olmuşum.
Bedenimi ilk defa karşıdan görmüşüm.

Ateş

Dönüşün Kimedir?

Hangi dost nerde fayda verir?
Hangi fayda “rıza”dan önemlidir?

Gözlerin görmeyerek haşrolursun
Oysa dünyadan çok da hoşnuttun.

Ateşe sunulursun.

Bir Ana

I
Dudaklar yansa da dereler soğudu

II
Şarkılar söylüyor tarlakuşu
Geçerken hüzünlü gül sandıkları
Üşüyor anaların gözyaşıyla
Güleç göller, utangaç gökyüzü

Sessilik ve Sensizlik

Sessizlik yoldaşın olur
Dünyanın bile yüzü kararır her gece
Eceller görünmez olur
Ölümler duyulmaz olur
Karanlıkta kaybolur gider sessizlik
Sensizlik kalır yanımda

Şarkı

Yaz annemin mevsimi
İlkyaz kız kardeşimin. Babamın ise
Sonbahar
Ah yorgun babam
Rüzgarlı tepeler gibi konuşan

Mevsimler için böyle güzel
Şarkılar söyleriz

Nazım Hikmet - Sen

sen esirliğim ve hürriyetimsin
çıplak yaz gecesi gibi yanan etimsin
sen memleketimsin

sen ela gözlerinde, yeşil hareler
sen büyük, güzel ve muzaffer

İçeriği paylaş

İçerik paylaşımı

İçeriği paylaş

Kimler çevrimiçi

Şu an 0 kullanıcı ve 0 ziyaretçi çevrimiçi.
Valid XHTML 1.0 StrictValid css 2