aşk

Şarkı

Yaz annemin mevsimi
İlkyaz kız kardeşimin. Babamın ise
Sonbahar
Ah yorgun babam
Rüzgarlı tepeler gibi konuşan

Mevsimler için böyle güzel
Şarkılar söyleriz

Değişim

Okunaklı yol şarkılarına çalıştık
Değişimdi ilk hecemiz

Deniz ki yorgun tavrıyla
O göksel kabuklarını
Yoğun bir çabayla kum üzerine
Değiştirir boyuna

Serenad

schair kullanıcısının resmi

Serenad

Seni düsünüpte yatarken aksamlari yataga,
Kizil aksamdan mor geceler sararken bedenimi,
Bütün arzularimla rüyalarima beklerim kadin!

Bu tatli-hos geceden sonra pembe safagi,

siyah gozlerine beni de gotur

daha dokunmadan kurudu irem
çöllere bir türlü yağamıyorum
yeni bir koşunun başlangıcında
biraz deprem sonrası
biraz şehir hülyası
bir kalp yangınından geriye kalan

Acı

Hayalin gece gibiydi
Yavaş yavaş aldı kalbimi
Gözlerin gülüyordu nispet edersecesine.

Farkına vardım sevgimin, karanlığın, yıldızların
Fırlatmak istedim hayalini beynimden

yoksun

Zaman kadar uzaksın bana
Aydınlık kadar yakınsın bana bir gece lambasının altında
Neye yarar ki bu
Bir gündüz vakti.

Bir boşluktayız ikimizde
Benim varlığım boş senin için

KEŞKE

Keşke bir melek olsaydın
Ben kabuslarla boğuşurken uykuda
Gelip alnımın terini silerken
Saçlarımı okşasaydın usulca
Ferahlığını duyursaydın ruhuma.

intihal

Bir hayal gibi mahsus kalbimde
Bu imtihana ermek için
Pervanelerle rakseyledin
Ay ışığında bir kum serabı
Dönüp durur pinhan-ı gurubda
Gece, her gece ağlayan muhibindir

Sevgililer günü

bugün sevgililer günü
sabahtan beri kar yağıyor
hani bir farklı ya
adrenalin ilaçları yok satıyor
oysa sabah beri kar yağıyor

memleketteyim
ve yollar kapalı yürünmüyor

CAN DOSTUM

Artık çan seslerininse irade
Beklenir can dostum bu yerde
Gözüme ilişen son perde
Neydi hayali bitmeyen diyar
Artık çan seslerininse irade

Yanıyor bakmaz mısın çevrene

DAMLA

Sükunet denizinde bir damlayım
Bitmez hiç fırtınam

Hayrat sebilinde bir kurnayım
Yosun tuttu rüyalarım

Ellerimle tuttuğum dünyamda
Ruhumu öğüten son eşkiya

ZITLAR İÇİNDE

İçimde fırtınalar esiyor
Yarim bana ters bakıyor
Kabuğuna çekilmiş ipek böceği
Bir gün yeniden doğacak!
Kahrolası boş günler, sahte gülücükler
İnanasım gelmiyor hiç;

SAMEKUZA

S aatler sana ulaşınca mana buluyor
A yrılık vuslata erince değer kazanıyor,
M ey tadınca değil sarhoş olunca güzel
E ntarinin altındaki değil kalpteki uyuyan güzel,

MARKİLA!

M or menekşeler artık yüzünü gösteriyorsa da
A rtık bahar gül yüzüyle tatlı tatlı esiyorsa da
R aksedip tüm kelebekler çiçekten çiçeğe uçsa da

EYY

Kış çabuk geldi ömrüme
Huzur çok görülen bedenime
İmtihanım başarısız ey azrail
Bir nurlu el at da yüreğime
Varlık ve yokluğun kesiştiği yerde

GÜL

Gülü dikeniyle sevmek de nasib olmadı
Dikenine düşman olmak da,
Gülse bize hiç yanaşmadı.
Solan gülü kurtarmaktan öte
Gül gerek
Solmuş da olsa
Bülbüle...

ELVEDA

Bırak ellerimi git artık,
Biz aşka imza attık!
Yeter ki bileyim sadece benimsin
Kalbin her çarpışında beni ansın
Bende kapansın gözlerin, bir daha açılmasın.

DELİ

Deli olmak istiyorum
Delice haykırmak istiyorum;
Seni çok seviyorum
Ama seni istemiyorum!
Diye,
Neden mi?
Ben de bilmiyorum.
Yorgunum artık
Şakaklarım kaldırmıyor artık

MECNUN KİM

Derler ya hani, bir mecnun var idi evvelce
Derd-i aşka müptela idi haylice.

Onun gözünde Leyla dünyalardan güzelce
Yok başka ademoğlu mecnundan öte Leyla'nın gözünde

MARKİLA

M ucize vardır ya bir parmaktan on pınar akar,
A kar tatlı tatlı yüreğime sıcak sevgin akar.
R eyhani kokular mest eder ihsan ettiğin canı

AYRILIK

Ankara'da
Bir EGO otobüsünde,
Yan yana oturan iki sevgili!
Biri diğerine aşık
Öbürü berikine müştak
Hallerinden belli,
Sarılıp birbirlerine
Masumane döküyorlar içlerini.

İçeriği paylaş

İçerik paylaşımı

İçeriği paylaş

Kimler çevrimiçi

Şu an 0 kullanıcı ve 0 ziyaretçi çevrimiçi.
Valid XHTML 1.0 StrictValid css 2